29 Ekim hepinizin de bildiği gibi
cumhuriyet bayramı, bizim bayramımız. Atatürk 29 Ekim 1923’de
cumhuriyeti ilan etti ve bizler de özgürlüğümüze kavuştuk. Bu sadece
rahat, lâik, eşit ve mutlu günlerin bir başlangıcıydı.
Bazen bizi buralara getirmek için
yaşadığı o zor günleri düşünüyorum. Sonra o geliyor aklıma onun o
masmavi uçsuz bucaksız gözleri, insanın içine işleyen o bakışı; ama
incitmekten korkarcasına nazik ve kibar.
O gözler kim bilir nelere şahit
olmuştur, kaç gencin, kaç filizin yeşermeden solduğunu görmüştür
nasıl sönüp gittiğini… Ve ben hep inanırım ki onun gözleri kadar
güzel olan, çok ama çok geniş bir yüreği, herkese yetebilecek kadar
sevgisi vardır; ama kendini düşünemeyecek kadar da doludur o yürek.
Onun yaşadıklarını kimse
yaşamamış, onun şahit olduklarına kimse şahit olmamıştır; ama o tüm
bunlara rağmen başarmış ve bizleri bu günlere getirebilmiştir.
Bizlere özgürlüğümüzü, bizleri yok etmek isteyenlere ise derslerini
vermiştir.
Bu 29 Ekimde de onun yaptığı
devrimleri Türk milleti olarak yaşatacağız ve onu anacağız.
Bence yapabileceğimiz tek bir şey
var özgür olmadan yaşayamayacağımızı bilmek, bizleri bölmek, yok
etmek isteyenlere karşı çıkmak ve en önemlisi de cumhuriyetimize
sahip çıkmak…
Onun o uçsuz bucaksız gözleri
gelsin aklınıza, onu her düşündüğünüzde, yaptığı devrimler söylediği
sözler gelsin aklınıza onun orada kalbinizde yaşadığını bir tek siz
bilmeyin herkes bilsin! Atatürk’ün, cumhuriyetin çocukları
olduğunuzu gösterin herkese, ona nasıl sahip çıkıp onu koruduğunuzu
gösterin insanlara…
Bilsinler ki bölemeyecekler bizi
çünkü biz var oldukça bu dünyada ne Türkiye’yi alabilirler bizden ne
laikliği ne de cumhuriyeti…
Pınar Yirmidokuz
15.10.2008