Anasayfa Hakkımızda İletişimin Önemi Niçin Mature? Bize Hangisi? İlk Tanışma Bize Uygun mu? Bizi Aydınlatanlar Atatürk’e İnsan / Çocuk Bebek Eğitimi Sınav Kaygısı Çocuk Eğitimi Ev Öğretmenleri Yetiştirme Programı Ev Öğr Eğitimleri Çocuklarımız Hizmetlerimiz Ailelerimizden Bizimle Tanışın Medyada Epiktetos Mutluluk Öngörü Zeytinin Teri Kazandığımız An! Muazzez İ. Çığ Ağız Sağlığımız Ertan Tuzlacı Cankurtaran Omuz Ağrısı TÜDADER Sitenin Kullanım Koşulları Sık Sorulan Sorular

Eğitimin Yararları
Üst Sayfa Eğitimin Yararları Ev Öğr. Eğitimi İlk Konserimiz Ekim Konseri Ev Öğretmenlerimiz

 

 

MATURE®

Eğitim ve Aile Danışmanlığı

Merkezi

Telefon

0216 327 06 39 0533 262 54 57

Elektronik Posta

 

 

 

 

Sitenin Kullanım Koşulları

Kaynak gösterilmek koşulu ile sitemizden alıntı yapılabilir.

© 2000-2009 MATURE Eğitim

Ev Öğretmenlerine Verilen

Eğitimin Yararları Kanıtlanmıştır

Bir ülkenin kalkınabilmesi ve başarılarını sürdürebilmesi için nitelikli insanlara, etkili bireylere ihtiyaç vardır. Bu bireylerin kendi kendisiyle ve çevresiyle uyum içinde olması gerekir. Bu durum sağlıklı ruh hali ile mümkündür.

Çağımızın hızlı toplumsal değişimleri uyum sürecini zorlaştırır. Bugünün yaşam koşulları, daha girişken, daha bağımsız, daha sorumluluk sahibi, kendine güvenen, kendi ayakları üzerinde durabilen bireylerini yetiştirmeyi gerektirmektedir.

Birey, hızlı değişime ayak uydurmak, çevresi ile dengeli ve uyumlu yaşamak, kedini geliştirmek zorundadır. Tüm bu gelişimler eğitim yoluyla olacaktır.

Ruh sağlığı yerinde, sağlam, tutarlı ve kararlı kişilik özelliklerine sahip bireylerin bu özelliklerinin temeli çocukluk yıllarında atılır. Kişiliğin gelişiminde çocukluk yılları çok önemlidir. Freud, kişilik gelişiminde özellikle ilk altı yılın, yetişkin yıllarındaki kişilik özellikleri üzerinde belirleyici rolü olduğunu savunmuştur.

Yapılan araştırmalar, kişilik özelliklerinin zaman içinde değişmez olduğunu ve tutarlılık gösterdiğini, durumlara göre de karalılık gösterdiğini tespit etmiştir.

Kişiliğin gelişiminde eğitiminde etkin bir rolü vardır. Hem kişiliğin temellerinin atıldığı ilk yıllarda çocuklarımızın eğitimine dikkat etmek hem de yetişkinlik yıllarında kendimiz geliştirmek, yeniliklere ve değişen süreçlere ayak uydurabilmek, çevremizle uyumlu, dengeli yaşayabilmek adına eğitimlere devam etmemiz gerekmektedir.

Bireyin etkileşimde bulunduğu çevre şartlarını kontrol altına alabildiğimiz oranda istediğimiz insanı yaratma şansımız artacaktır.

Eğitim bireyin davranışlarında kalıcı değişiklikler oluşturan değişim sürecidir. Bireyin, diğer insanlarla iletişiminde etkililiğini ve problem çözme gücünün geliştirilmesini sağlar. Eğitim bireyin kişiliğinin gelişmesine yardım eder ve onu yetişkin yaşamına hazırlar.

Kişilik bireyin başkalarından ayıran bedensel, zihinsel, ruhsal özelliklerinin, kendine özgü ve ayırıcı davranışlarının bir bütünüdür. Ayrıca kişilik insanın çevresine uyum sağlamak için yaptığı davranışların tümüdür.

Kişiliğin gelişiminde doğuştan gelen özellikler, genlerle ana-babadan geçen özellikler, çevresel faktörler, çevresiyle ilişkileri ve yaşam boyu deneyimleri etkilidir. Bu bilgiye dayanılarak bu araştırmada bireylerin yapılandırılmış bir eğitim aldıktan sonra kişiliklerinde bir gelişme olup olmadığı araştırılmıştır. Verilecek eğitimin, kişiliğin gelişimi üzerinde olumlu etkileri olacağı düşünülmüştür. Yapılandırılmış eğitim programı sonrasında bireylerin kişilik özelliklerinin olumlu yönde farklılaştığının incelenmesi hedeflenmiştir.

Sonuçlar

Kendini gerçekleştirme alt ölçeğinde eğitim öncesinde düşük, eğitim sonrasında yüksek puanların olması eğitim programının kişiler üzerinde bu alanda etkili olduğunu göstermektedir. Kendilerine güvenleri artmıştır. Yeteneklerinin farkına varmışlardır. Doğru bildiklerini söyleyebilmeyi başarmışlardır.

Nevrotik eğilimler alt ölçeğinde de eğitim öncesi alınan puanların düşük, eğitim sonrasında alınan puanların yüksek olması yine bu eğitim programının  kişiler üzerinde  bu alanda etkili olduğunu kanıtlamaktadır. Eğitimler sonrası bir işe yaradığı duygusu gelişmiştir. Kronik yorgunluk, baş ağrısı, uyuma ve görme güçlükleri, iştahsızlık gibi psikosomatik şikayetlerde azalma görülmüştür. Duygusal çatışmalarını fiziksel yollardan ifade etme azalmıştır. Benliklerini olduğu gibi kabul etme artmıştır. Eleştirilere açık olma becerileri gelişmiştir.

Psikotik belirtiler alt ölçeğinde yine eğitim öncesi düşük, eğitim sonrası yüksek puanların alınması eğitim programının kişiler üzerinde bu alanda etkili olduğunu ispatlamaktadır. Alıngan ve aşırı duygusal olma özelliklerinde azalma başlamıştır. Hayal dünyasından uzaklaşıp, dikkatlerini bir noktada toplama becerileri gelişmiştir.

Anti-sosyal eğilimler alt ölçeğinde de eğitim sonrasında eğitim öncesine göre daha yüksek puanların alınması eğitim programının kişiler üzerinde bu alanda da etkili olduğunu göstermektedir. Kızgınlıklar, öfkeler ve incitme isteği azalmış hatta ortadan kalkmaya başlamıştır. Öç alma, eşyalara bilinçli zarar verme, toplumsal kurallara ters düşen davranış eğilimlerinde azalma görülmüştür.