Anasayfa Hakkımızda İletişimin Önemi Niçin Mature? Bize Hangisi? İlk Tanışma Bize Uygun mu? Bizi Aydınlatanlar İnsan / Çocuk Bebek Eğitimi Sınav Kaygısı Çocuk Eğitimi Ev Öğretmenleri Ev Öğr Eğitimleri Çocuklarımız Hizmetlerimiz Ailelerimizden Bizimle Tanışın Medyada Epiktetos Mutluluk Öngörü Zeytinin Teri Kazandığımız An! Muazzez İ. Çığ Ağız Sağlığımız Ertan Tuzlacı Cankurtaran Omuz Ağrısı TÜDADER Sitenin Kullanım Koşulları Sık Sorulan Sorular

Bir Kadın Bir Ses
Üst Sayfa Bir Kadın Bir Ses Başarıya Götüren İnsan İnsana Keşkesiz Yaşam İyi Düşün ...

 

 

MATURE®

Eğitim ve Aile Danışmanlığı

Merkezi

Telefon

0216-5664416

Faks

0216-5666242

Elektronik Posta

 

 

 

 

Sitenin Kullanım Koşulları

Kaynak gösterilmek koşulu ile sitemizden alıntı yapılabilir.

© 2000-2008 MATURE Eğitim

 

 

 

Bir Kadın Bir Ses

 

 

Türkiye'de Bir Kadının Varolma Savaşı

Doğan Cüceloğlu'nun "Bir Kadın Bir Ses" isimli kitabının arka kapağında şöyle yazıyor:Bu kitapta bir kadın ve onun sesi var, ama anlatılan gerçek yaşam öyküsünün en önemli kahramanı bir erkek.

Saniye, Torosların bir köyünde büyüdü. Babasının gözüne girebilmek için ‘erkek gibi bir kız’ olması gerektiğini anladı ve kısa saçıyla, sert bakışıyla, asker gibi rap rap yürüyüşüyle onun takdirini kazandı.

Mehmet yakışıklı, tatlı dilli, kadınların dikkatini çekip onların gönlüne girmesini bilen biriydi ve ‘erkek gibi bir kız’ olan başı dik Saniye’den hoşlandı.

Saniye babasının gözüne girmek için erkek gibi bir kız olmasını öğrenmişti, ama kadın olmanın ne demek olduğunu hiç bilmiyordu; kimse kadın olmayı öğretmemişti. Neye uğradığını anlayamadan kendini evlenmiş buldu ve oldukça çetrefil, karmaşık, acılarla dolu bir yaşam öyküsü başladı.

Evliliğinin dördüncü ayında kocasının pantolonunun cebinde genç bir kıza yazılmış bir aşk mektubu buldu ve ancak bir kadının gösterebileceği bir yaratıcılıkla bir komplo kurdu: kızın evini buldu, görücüymüş gibi kızın evine gitti ve kocasını oraya getirtti; önce hayret daha sonra öfkeden dona kalan Mehmet’in yüzüne kapıyı çarparak çıktı.

Bu yaşam öyküsü çetrefil, karmaşık ve acılarla dolu; aynı zamanda bu toplumun kadınlarının birçoğunun öyküsü.

Erkek karısını kendinden uzak tutmaya kararlı; uzaklığından, bilinmezliğinden ve yalnızlığından gelen bir gizemi var. Kadın onun iç dünyasına girmeye, onun can yoldaşı olmaya sürekli çabalıyor. Acılarla dolu yalnız bir yolculuk; her ikisi için de süre giden yalnız bir yolculuk.

Saniye duygularını ve özlemlerini şiire döküyor. Sadece kendi için değil, bu ülkenin tüm kadınları için yazdığını düşünüyor. Otuz yılı aşkın evliliğinde adını bir kez bile duymuyor. “Acaba ben var mıyım?” kuşkusuna kapılıyor.

Yoksam ben
Varmışım gibi
Canlıymışım gibi
Neden acıyor yüreğim
Yaş akıtıyor gözlerim.

Saniye Çelik’le konuşmamı sanki rahmetli annem benden istedi. Dinlediğimde, Saniye’nin acıları, yalnızlığı, içinin burukluğu annem Zehra’nın yaşamını anımsattı.

Ve bu kitap oluştu.