|
MATURE ile ilk tanıştığımızda öncelikle bize beklentilerimizi sorması bizi çok mutlu etti ve hani içten içe insan kendine der ya, “evet doğru yerdeyiz”, işte öyle dedik bizde. Sonra Semra hanım ile tanıştık ve bizi tanımak için gösterdiği çaba bizi çok etkiledi, oradan çıktığımızda birbirimize şunu söylediğimizi hatırlıyoruz şimdi: “Evet, bizim kadar bu işi ciddiye alan birilerini bulduk”
Sonra Ev Öğretmeni'mizle tanıştık. Semra hanım bunun tamamen karşılıklı elektriklenme olduğunu söylemişti, haklıymış, doğru akımı kaptığınızda bunu anlıyorsunuz.
Oğlumuzun “Ayte”si Ayten hanım, 1 Ekim 2001 tarihinden beri, bizim evimizin oğlumuzdan sonraki en önemli parçası. Çünkü ona hayattaki en değerli varlığımızı emanet ediyoruz, o da bu emaneti teslim almanın sorumluluğunu en iyi şekilde yerine getirmeye çalışıyor, kendisine minnettarız.
Vefa Deniz henüz on beş günlük idi, Ayten hanım ile tanıştığında. Bizim birbirimizi tanımak için bir buçuk ay vaktimiz oldu, karşılıklı olarak beklentilerimizi anladık ve birbirimizi içimize sindirdik.
Her ay toplantılarımıza gelirken neşe ve merakla geliyoruz. Neşe ile geliyoruz, çünkü bu toplantılarda ekibimiz tamamlanıyor, merak ediyoruz çünkü bizlerin gözünden kaçan şeyleri ekibimizin diğer parçası olan MATURE yakalıyor, bizler edindiğimiz yeni bilgileri MATURE’ye taşıyoruz.
Sonuçta hepimiz Vefa Deniz’e bir şeyler katmaya çalışırken kendimize de çok şey katıyoruz.
Çalışan bir anne ve babanın çocuğu olan oğlumuzun eğitimi ile ilgili gönlümüz rahat, Ayten ve Semra teyzelerimizin oğlumuza kattıklarını artık çok rahatlıkla gözlemleyebiliyoruz.
MATURE ailesinin bir parçası olmak, çalışan anne ve babaların, yaşam prensiplerinden vazgeçmemelerini ve suçluluk duygularını en aza indirebilmelerini sağlıyor.
Bunun için müteşekkiriz.
Hatice Tanrıverdi
12.09.2002 |



Benim "Ayte"m
|
Sevgili MATURE, Sevgili Semra
teyzemiz,
Çok uzun zaman oldu değil mi?
Bugün cep telefonuma MATURE Pikniği ile ilgili SMS gelince
hayatın gailesinden kendime biraz olsun vakit ayırıp artık size
yazmayı ertelememeye karar verdim.
Nasıl isterdim İstanbul’da
olabilmeyi ve pikniğe katılabilmeyi. Ancak o tarihte İstanbul’da
olma imkanımız olamayacak maalesef.
İsterdim ki MATURE çocuklarının
farklılığının bir canlı örneği de Vefa Deniz olabilsin minik
kardeşleri ve onların aileleri için piknik boyunca. Ben oğluma
baktığımda ne denli yoğun bir emeğin eseri olduğunu görüyorum.
Boşanmaların bu denli yoğun
yaşandığı bir dönemde, özellikle belirtmek istiyorum ki,
sizlerin desteği olmadan Vefa Deniz’i bugünlere bu haliyle
getiremezdim ben tek başıma, bunun için ömrüm vefa ettikçe size
minnettar olacağım.
Sizler ve sizler vesilesi ile
hayatımıza giren Ayten teyzemiz, Bülent abimiz bizim ailemizin
en önemli parçalarından, öyle olmaya da devam edecekler. Oğlum
okulunda hala Bülent abisi ile ilgili kahramanlık hikayeleri
yaratıyor, öğretmenleri Ayten teyzesinin benim öz ablam olduğunu
düşünüyor.
Aile olmak için kan bağı yeterli
değilmiş, onu öğrendim MATURE sayesinde, ailem ve MATURE
ailesinin desteği ile biz büyüdük, artık ilkokul çocuğu olacağız
birkaç ay sonra. Hatta belki de olduk bile, çünkü Vefa Deniz 3-4
ay önce kendi kendine okuma yazmayı söktü ve ilkokul
öğretmenlerinden destek almaya başladı. Okuma isteği, merakı,
ilgi alanları, dünyaya bakışı ve algılayışı ve davranışları ile
okulunun örnek ve gözde öğrencilerinden biri olmayı başardı.
Amacımız her zaman onun mutlu
olması idi, bu çaba hala devam ediyor elbette.
Birkaç kelime ile MATURE
Çocukları’nı tanımlarsam derim ki onlar yoğun emek harcanan
çocuklar ve her çocuk gibi bu emeği hak ediyorlar. Güzel olan
şey, bu emeğin devamlılığının sağlanması konusunda da
istikrarlılar, talepkarlar, bunun okul hayatları boyunca da
devam edeceğini görebiliyorum şimdiden.
Pikniğe katılamasak da gönlümün
sizinle olduğunu bilmenizi istiyorum. Bütün MATURE çocuklarını
öpüyor, ailelerine selamlarımı gönderiyorum. Oğlum da
kardeşlerini kucakladığını iletmemi söylüyor.
Keşke İzmir’de de olabilseydi
MATURE…
Kocaman sevgilerimiz ve
öpücüklerimizle…
Hatice Tanrıverdi ve Vefa Deniz
Unan
28.05.2007 |